Kitabın Yazarı: Ted CHİANG
Kitap yazaraın farklı zamanlarda dergilere gönderdiği öykülerinden oluşuyor. Öyle etkileyici öyküler ki bunlar aralarında filmi çekilen bile var (Arrival, 2016). Birbirinden bağımsız her hikaye aslında başlıbaşına bir roman.
Kitaptaki birkaç hikayeden bahsedeceğim şimdi sizlere:
Babil Kulesi:
Efsanede Tanrıya inat yapılan Babil Kulesini yazar cennet arayışı olarak devşirmiş. Hem de dönemin uzak diyarlarından işçilerin katılımlarıyla… Bu kule öyle uzun ki bir tuğlasını çıkarmak bir yıl sürüyor. Kule inşaatında ölene ağlanmıyor düşen tuğlaya ağlanıyor. Cennet arzusu ile canla başla çalışanlardan göğü delen madenci kendini dünyanın başka bir köşesinde çölün ortasında buluyor.
Hayatının Hikayesi:
Bu öykülerin arasında en sevdiklerimden olmasına rağmen hakkında tek kelime etmeyeceğim. Merak edesiniz diyedir bunun nedeni. Merak edip filmini izleyesiniz: Arrival
Gördüğünüzü Beğenmek: Bir Belgesel
Hikaye sanki Black Mirror için yazılmış. O kadar sürükleyici. Acaba gerçekten çekicilik neden bu kadar önemli? Çekicilik nedir? Peki sen çocukken sana taktırılan “kali”ni kapattırır mıydın? Yazar bu hikayeyi yazdıktan sonra hikaye hakkında şöyle diyor: “… Güzelliğin de dezavantajları olduğunu kabul ediyorum ama aynısı her şey için geçerli. Neden insanlar külfetli bir güzellik fikrine külfetli bir servetten daha sempatik yaklaşıyor? Çünkü güzellik yine büyüsünü konuşturuyor: Dezavantajlarından bahsedilirken bile kendisine sahip olan kişiye avantaj sağlıyor.”
İnsan Biliminin Öyküsü:
Aralarında en kısa öykü bu. -750 kelime sadece.- 750 kelimede bu kadar füturist olunabilinir ancak. Bir kaygı bu kadar az kelimeyle anca bu kadar güzel anlatılabilir. Hikayeyle alakalı yazabileceğim en başarılı cümle hikayenin son cümlesi: “… Metainsanlığı mümkün kılan teknolojinin aslında insanlar tarafından icat edildiğini ve bunu başaran kimselerin bizden daha zeki olmadıklarını her zaman hatırlamalıyız.”
Şunu söylemek istiyorum ki bu kitap uzun zamandır okuduğum en başarılı öyküler seçkisi.
Eyup Kağan ŞAHİN